YENİ FİKİR HABER

Aman dikkat: “Üst Aklın” oyununa gelmeyelim!

23-08-2016

Aman dikkat: “Üst Aklın” oyununa gelmeyelim!

Ne demek istiyoruz?

Neye dikkat çekiyoruz?

Niçin ikazda bulunmak gibi bir derdin içine giriyoruz?

Başta Aydın Ak Parti İl Başkanı olmak üzere, bütün teşkilatların zikredeceğimiz hususta âzamî itina göstermesi zaruridir diye düşünüyoruz.

***

Zannediliyor mu ki kuklacılar olmadan FETÖ zihniyeti parmağını kımıldatabilsin?

Düşünülebilir mi ki 15 Temmuz darbe kalkışmasının tek gayesi muktedir olmak?

Malum “Üst Aklın” başarısız olma ihtimalini değerlendirmedi mi zannediliyor?

Topyekün bir kalkışma olduğundan kimsenin şüphesi olmasın…

En başta Müslüman-Türk Milletinin istikbalini karanlığa boğmak…

Ehl-i Sünnet âkidesinin yegane müdafisi olan Türkiye’nin çepeçevre kuşatmak…

Halifesiz kalan İslam dünyasının tespih taneleri gibi tarumar etmek…

Ve can çekişme ihtimaline karşı tekrar diriliş hareketini başlayacak irfani hafsalayı  hak ile yeksan edip hafızasını kaybetmiş bir millet teşekkül ettirmek…

Başarısız olan darbe teşebbüsünden sonrası için de muhtemel planlar yapılmış olacağından hiç mi hiç şüphe etmiyorum...

Şimdi de birileri -bilerek ya da bilmeyerek- değirmenlerine su taşımaktadırlar…

Farkında değiller…

***

İmdi, ne demek istediğimize geçebiliriz…

Daha evvel de FETÖ için 2003-2006 arasında yine bu köşede çok uyarılarda bulunmuştuk da kendimizden başka elbette dinleyenimiz oldu; ancak muktedir olanlar kulak ardı etti..

Ya da anlayamadı…

Hatta biz kötü olduk ve yerimizden yurdumuzdan da olduk…

Aynı şekilde, nasıl ki Ergenekon darbe teşebbüsü adıyla Ergenekon kelimesini bir aralar kullanamaz olduk…

“Kullanırsak, biz de buna dahil mi oluruz” endişesi taşıdık…

-Ve en önemlisi de Türklerin Ergenekon efsanesi bu suretle yok edilmek istendi…-

Şimdi de FETÖ/PDY yüzünden cemaat kelimesi aynı muameleye düçâr olmak üzere...

Tasavvufla yoğrulmuş bu milleti himmete muhtaç bir zihniyetle aynı kefeye konması; kantarın topuzunun kaçtığına işarettir.

Hizmet demek adeta cesaret işi halini almak üzere…

Yardım hasletlerimize de neredeyse-Aydın Kızılay Başkan Vekili sıfatıyla ifade ediyoruz- bu FETÖ sebebiyle örselenmek istendi…

Bu tür yayınlar özellikle belirli medya kuruluşlarından pompalanıyor.

Dikkat ediniz: Tartışma programlarını adeta işgal etmiş bazı zevat gemiyi azığa almış; seküler bir dayatmayı Müslüman-Türk Milletine zerk etmenin gayreti içindeler…

Fransız laiklik anlayışı bizim için elzemmiş gibi zorlayıcı bir üslup ile bu milletin ruhuna hücum etmektedirler..

Bu, sağlıklı bir yaklaşım değil..

Sağlıklı olmadığını şuradan anlayabiliriz: CHP Grup Başkan Vekili sayın Engin Atay, Teke Tek Programında bir itirafta bulundu: “Laikliğin millete yanlış tanıtıldığını, bunu tashih etmenin yollarını aranmasını gerektiği” gibi ifadelerde bulundu. Yerinde tespit..

Bu mevzuya temas eden  Mehmet Turan’ın Ses gazetesindeki  makalesine  bakılabilir.(http://www.sesgazetesi.com.tr/yazarlar/mehmet-turan/tehlikeli-senaryo/1401)

Aynı şekilde Yeni Şafak gazetesinden değerli fikir adamı Yusuf Kaplan bu noktaya dikkatleri çeken bir makale kaleme aldı. Aslında buna benzer makaleler aynı gazetede ve yine aynı minval üzere yayın yapan gazetelerde dile getirildi….

Yerinde yazılar olduğu ortada…

Hep ifade edildi: Kurunun yanında yaş yanmasın…

Kamu çalışanları için söylendi…

Asıl ifade edilmesi gereken şey tam da bizim bahsettiğimiz yer…

Eğer asıl değerlerimiz olan cemaat yani birlik ve beraberliğimizi temsil eden mefhum etrafında karmaşa devam ederse “birilerinin” istediği de yerine geliyor demektir..

Himmet, hizmet, cemiyet, cemaat, diyargâm, îsâr, millet, mehmetçik, cihat, mücahit, tarikat, tasavvuf gibi irfanî derinliğimizi resmeden aslî hafsalamız üzerinde ameliyata izin verirsek, darbeci terör zihniyetinin de ekmeğine yağ sürmüş oluruz.

Bir takım zevat da Kur’an Kurslarına takmış vaziyette…

Bu ayrı bir mesele…

Bunu da Mehmet Turan’a havale ediyorum…

Elbette herkes eteğindeki taşları dökecek…

Şapkasını önüne alıp tefekkür edecek…

Kendi muhasebesini yapacak…

Yapmak mecburiyetinde de...

Ancak bizi biz yapan cemaat, tasavvufi cihetimizin örselenmesine müsaade edilmemelidir. Sivil toplum kuruluşları, yazar, çizer, akademisyen gibi aktörlerin dikkatleri bu tarafa çekmesi lazımdır.

***

Bu meseleyi özetleyen,  Yeni Şafak gazetesinden Yusuf Kaplan’ın makalesinden birkaç bölüm...

“*Bu toplumun bin yıllık sarsılmaz ruhunun yegâne kaynağı Ehl-i Sünnet akîdesidir. Ve bu Ehl-i Sünnet akîdesini diri, canlı kılanderûnî irfânî kodlarıdır.

*Bir taraftan sarsılmaz Ehl-i Sünnet akîdesi, diğer taraftan da bu Ehl-i Sünnet akîdesinin hayat hâline getirilmesini mümkün kılan Kur'ân ve Sünnet-i Seniyye ile yoğurulmuş, ete kemiğe büründürülmüş irfanî / tasavvufî tecrübedir.

*Selçuklu'yu kuran, Kur'ân ve Sünnet'e dayanan işte bu tasavvufî ruhtur. Yine Selçuklu'nun mayasını kardığı bu diriltici atılımı Osmanlı'da ruha dönüştüren de bu tasavvufî ruhtur.

*Eğer Kur'ân ve Sünnet'ten süt emen bu tasavvufî ruh olmasaydı, Selçuklu'yla başlayan Osmanlı'yla üç kıtaya ulaşan İslâm'ın bayrağı üç kıtada insanların gönüllerini fethedemez, dünyaya diriltici bir ruh üfleyemezdi!

*Eğer biz yeniden toparlanacak ve tarihi yapacak bir rol oynayacaksak bunu ancak Ehl-i Sünnet Omurga'ya dayalı bu irfanî tecrübeyi yeniden hayata ve harekete geçirerek yapabiliriz.

*Ehl-i Sünnet'i tartışmaya açan, sayısız sapkın türedi “mezhebin” türemesine yol açacak, peygamberî soluğu yok saymaya kalkışan ruhsuz, modernize, sekülerize, protestanize edilmiş sahte din anlayışlarıyla değil!

*O yüzden cemaatlere ve tarikatlere yapılan saldırıya aslâ sessiz kalamayız. O zaman ne tutunacak dalımız kalır ne de ayağımızı sağlam basabileceğimiz yerimiz!

*FETÖ'nün hattı harekâtını belirleyen ilke ve akîde, takiyye. Takiyye, Şiî akîdesidir.  FETÖ'nün kendisini Ehl-i Sünnet olarak sunması tam bir karartma operasyonudur!

*İkincisi, FETÖ, aslâ Müslüman bir cemaatte olmayacak aşağılık özelliklere sahip: Hiç bir Müslüman cemaat, hedefe varmak için her yol meşrûdur diyemez! Makyavelist bir mantık, bütün Müslümanların, müslüman cemaatlerin savaştığı iğrenç bir mantıktır.

*Hiç bir Müslüman cemaat, gücü kutsamaz; zaferin peşinde koşturmaz; araçları amaçlarına yerine yerleştiremez!

*Müslümanlardan, bütün Müslüman cemaatlerden istenen şey, hakikate teslim olmak ve yola çıkmak (Mekke süreci), yolda olmak (Medine süreci) ve yol olmak'tır (Medeniyet süreci). Nedir bu? Sünnet-i Seniyye'dir.

*Türkiye'nin başına gelebilecek en büyük felâket budur: FETÖ, bir cemaat değildir. Postmodern, seküler, pagan bir kült'tür; lideri kutsayan, kitleleri ayartan, hipnotize eden, hedefe varmak için bütün gayr-ı meşrû yolları meşrû gören sapkın seküler bir harekettir.

Özetle: Fransız filozofu Luc Ferry, laiklik “sahte bir dindir” der. Dikkatinizi çekerim, bu sözü söyleyen filozof, ateist biridir ve Fransa'da Eğitim Bakanlığı yapmış bir kişidir!

*Türkiye'de bazı İslâmî kesimlerin entelektüellerinin bile “bizi ancak laiklik kurtarabilir; cemaatler, tarikatler başımızın belasıdır” diyebilecek kadar ipin ucunu kaçırmaları, Türkiye'yi nasıl bir felâketin beklediğini göstermeye yeter!

*Buradan bütün kesimlerin elitlerini ama özellikle de İslâmî kesimlerin siyasetçilerini, öncülerini, yazar-çizerlerini uyarıyorum:

*Tam dünyanın yeniden insanların gönlünü fethedecek Ehl-i Sünnet Omurga'yı eksene alan cemaatlere ve tarikatlere ekmek kadar su kadar ihtiyaç hissettiği bir zaman diliminde laikliği kutsamak, cemaatlere ve tarikatlere saldırmak, toplu intihara sürüklenmek demektir...

Aklınızı başınıza toplayın lütfen!”

***

Evet, aklımızı başımıza toplayalım…

Unutmayalım: Yeni bir ötekileştirme zıddını doğuracaktır…

FETÖ Elebaşını ve bu zihniyeti yok edelim.

Ama, ruhumuzu da koruyalım…

Aman dikkat: “Üst Aklın” oyununa gelmeyelim!

Her daim ifade ettiğimiz gibi: Muhafazakâr Değişim’i hayat geçirelim..

Etiketler:
YENİ FİKİR HABER
BAŞ YAZI / Mesut TUNA
İdareci mütevâzi olursa millî ve yerlidir
YENİFİKİR HABER YAZARLARI
Mesut MEZKİT
İslam Adâletinin Kalpleri Fethi
Mehmet TURAN
Türkçülük, Millî ve Milliyetçi olursa yerlidir
Gönül ŞAHİN MEZKİT
Gönül İnsanı Olmak Zor
Davut TÜRKKAN
Türk Eğitim Sistemine Yeni Bir Yaklaşım
AKADEMİK MAKALELER / YENİFİKİR DERGİSİ
Ziraat Yük. Müh. Mesut MEZKİT
Bilgi Çağında Bilgisiz, İrfansız Ve Tefekkürsüz Bir Toplum İnşâ Etmek
Prof. Dr. Feyzullah EROĞLU
Göktürklerde Yönetim Düşüncesi
Yrd. Doç. Dr. İsa ÇELİK
Manisa Kentinde Tarihi Turizm
S.Faruk GÖNCÜOĞLU
Herkesin Bir Kapısı Vardır Ki, Bu Kapının da zili Çalınacaktır
Doç. Dr. Celaleddin SERİNKAN
DENİZLİ DERSHANECİLİK SEKTÖRÜNDE MİCHAEL PORTER’IN REKABET GÜÇLERİ ARAŞTIRMASI


Yeni fikir SAM
AYDIN AYDIN

Başa Dön