YENİ FİKİR HABER

ADÜ Rektörü Bircan: “Türkiye fiilen başkanlık sistemine geçti”

26-09-2016

ADÜ Rektörü Bircan: “Türkiye fiilen başkanlık sistemine geçti”

Uluslararası hakemli akademik fikir araştırma Yeni Fikir Dergisi’nin  son sayısına (Temmuz-2016: sayı:16) konuşan  Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan“Sayın Cumhurbaşkanımız  Recep Tayyip Erdoğan’ın halkın oyuyla Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından ülke bir bakıma zaten başkanlık sistemine geçti denilebilir” dedi. 

Uluslararası hakemli akademik fikir araştırma Yeni Fikir Dergisi, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit BİRCAN ile “Dünden Bugüne Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) ve Türkiye 2023 Vizyonu’ndaki Yeri ve Hedefi”  konulu çok geniş bir mülakat yaptı. Röportajda,  ADÜ’nün genel bir değerlendirmesi, ADÜ’nün Türkiye ve dünya üniversiteleri arasındaki yeri ve Aydın iline katkıları üzerinde duruldu. ADÜ ile Aydın’ın iktisadi, sosyal, kültürel konuları etrafında değerlendimeler yapılarak bunun Aydın şehrine ve Aydınlı’ya yansımaları üzerinde  konuşuldu. Şehir-Üniversite  ilişkilerinin hangi boyutlarda olduğu, olumsuz görünen tarafların nasıl olumluya dönüştürüldüğü ifade edildi. Anayasa, sistem değişikli, başkanlık, Türkiye’nin  güncel konulara ADÜ’nün yaklaşımı soruldu ve bunlara dair cevaplar alındı.

İşte,Uluslararası hakemli Yeni Fikir Dergisi’nin, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit BİRCAN ile “Dünden Bugüne Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) ve Türkiye 2023 Vizyonu’ndaki Yeri ve Hedefi”  üst başlığı ile yaptığı mülakattan  bazı bölümler.Mülakatın tamamına  Yeni Fikir Dergisi’nin (www.yenifikirdergisi.com) adresinden ulaşılabilir.

 

Soru: Türkiye’deki mevcut üniversitelere bakıldığında, Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Nerede duruyor?

 

Cevap:Üniversitemiz, 1992 yılında kurulan üniversiteler arasında yer almaktadır.  Bu yıl itibariyle üniversitemiz 24 yaşında.  Aslında bir üniversite için 24 yıl çok kısa bir süre. Türkiye’de üniversitelerin kuruluş tarihilerine baktığımızda örneğin 1453’te İstanbul’un fethinden sonra kurulan İstanbul Üniversitesi ilk önce akla geliyor. Osmanlı İmparatorluğu zamanında Bilim ve İrfanın beşiği olan bu topraklarda çok köklü ve kadim üniversiteler var. Bu ülkemizin zenginliğidir. Buradan baktığımızda Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ), oldukça yeni bir üniversite. Ancak Üniversitemiz yeni olmasına rağmen 23/24 yıl gibi kısa bir zamanda ciddi sıçramalar yapmayı da başarmış. Bugün itibariyle 18 Fakültemiz, 5 Yüksekokul ve 18 Meslek Yüksekokulumuz ile Aydın ilinin hemen her ilçesinde örgütlenmiş bir kurumsal yapıdan bahsediyoruz. 48 bin öğrenci, idari ve akademik üç bin personeli ile toplamda 50 bini aşan nüfusu ile Üniversitemiz bugün çok iyi bir yere gelmiştir.

 

    Soru: Tercih bir kıstas ise,Türkiye’deki üniversiteler arasında ADÜ’nün tercih 

           edilme durumu nedir?

 

Cevap: ADÜ, öğrencilerin Türkiye’deki üniversiteler arasında en çok tercih ettiği 8. üniversite. Bunda tabi ki Aydın’ın fiziki ve coğrafi konumunun önemli bir yeri var. Ege Bölgesi’nde olması, İzmir‘e, Muğla’ya, Denizli’ye yakın olması tercih anlamında yine önemli bir etken diye düşünüyorum. Bunun yanında Üniversitemizin sağladığı olanaklar da bu tercihin oluşmasında önemli bir faktör. Üniversite sınavına giren öğrencilerin büyük bir kısmı, sırf üniversiteye gitmek için tercih yaparken, bir kısmı da bilinçli tercih yapıyor. Tıp Fakültemizin köklü üniversiteler arasında yer alması önemli bir tercih sebebidir diye düşünüyorum. Tıp Fakültesinin yanında; Ziraat, Turizm, Fen, Eğitim, Diş ve Veteriner Fakültelerimiz aday öğrenciler tarafından en fazla tercih edilen fakültelerimiz. Üniversite de fakülte ve bölüm seçmek, kişinin geleceğini belirleyen çok önemli bir seçimdir. Bunun bilincinde olan öğrenciler öğretim üyelerimize bakıyor, yapılan yayınları inceliyor ve tercihini de buna göre  yapıyor.

 

 

           Soru: ADÜ ile Aydın halkı arasında kopukluk olduğu bir vakıa. Üniversitenin  

           Kapılarını Halka Açabıldiniz mi?

 

Cevap:Üniversite ile Aydın arasında var olduğu öteden beri söylenen (-ki bana göre de böyle bir uçurum vardı) uçurumu ortadan kaldırmak için çalışmalara başladık. Üniversitenin halk ile bir türlü bağ kuramaması, şehirde ciddi bir sorun olarak konuşuluyordu. Göreve geldikten kısa bir süre sonra üniversitenin kapılarını halka açmak suretiyle bu sürece müdahale ettik. Bunu iki şekilde yaptık. Birincisi; üniversite hastanesinin imkanlarından vatandaşlarımızın daha çok yararlanabilmesi için çalışmalar yaptık. İkinci olarak da düzenlediğimiz sosyal ve kültürel etkinliklerle şehrin bilinç düzeyine katkılar sağladık.

Üniversite hastanelerinin ayrı, özel görevleri olduğunu halkla bütünleşmede önemli bir kapı olduğunu düşünüyorum. Artık üniversite hastanemiz bölgemizden ve hatta diğer bölgelerden hasta kabul eder hale geldi. Hastaneye genç ve dinamik bir kadro kurarak bizimle aynı heyecan ve ideallerde çalışma arkadaşları oralarda görevlendirerek hastanenin hantal yapısını kırdık. Artık Üniversitemize gelen hasta sayısı geçen yıllara göre % 30- % 35 arttı. İnsanlar hizmetten duydukları memnuniyeti birbirine anlatmaya başladılar. Hatta bu son dönemlerde hastalarımızın gazete ve dergilere verdikleri “teşekkür” ilanları da görmeye başladık. Tabi ki bular da bizi memnun ediyor.

 

           Soru:  Üniversite ile Aydınlıyı kaynaştırmak için neler yaptınız? Ne tür

           faaliyetlerle bütünleşmeye doğru adım attınız?

 

Cevap:Üniversitemizin halkla bütünleşmek adına attığı bir diğer adımda da son dönemde Aydın halkının da katılımını gözeterek yaptığımız etkinliklerimiz oldu. Artık Üniversitemiz yaptığı kültür sanat programlarıyla şehirde varlığını iyice hissettirir oldu.

Yoksa akademisyen burada derse girmiş, burada çalışma yapmış, bilimsel dergilerde makalesini yayınlatmış, kitap yayınlanmış… Bunun yerel halkta karşılığı yok. Halk neye bakar? Üniversitenin kendisine ne kadar faydası var, ona bakar! Biz ne yaptık? Göreve geldikten sonra üniversitenin kapılarını bir kere halka açtık, neredeyse bütün sivil toplum kuruluşlarıyla toplantılar yaparak onları anlamaya yardımcı olmaya çalıştık. Mesela son dönemde gerçekleştirdiğimiz Aydın Basını Eğitim Çalıştayı bunun en güzel örneğiydi. Aydın’ın tüm basın çalışanlarını İletişim Fakültemizde ağırladık, birlikte neler yapabileceğimizi konuştuk, tartıştık. Bu o kadar yararlı ve etkin bir çalışma oldu ki; Muğla’dan bu konuda öğretim elemanlarımız davet aldı. Gelecek dönem Muğla özeline de bir proje yazarak oradaki yerel basına eğitimler vereceğiz.

Üniversitenin 3-5 sene önceki durumunu hatırlayın. Haftada en fazla iki etkinlik gerçekleşirken bu dönemde neredeyse her gün birden fazla etkinlik var. Kimin için? Farklı fikir ve düşünceleri öncelikle öğrencilerimizle buluşturmak, sonrasında ise bu imkanlardan Aydın  halkının da yararlanmasını sağlamak, ilin entelektüel düzeyine bir katkı sağlamak için tüm bu çabalar. Geçtiğimiz yıl yaptığımız bahar şenliklerinde kampüsümüze Aydın’ın dağ köylerinden akın akın insanlar geldi. Düzenlediğimiz konserlere ortalama 30-35 bin kişi geldi. Halk ile üniversiteyi kucaklaştırma sürecinde öğrencilerimiz de katkısı çok büyük. Biz hem öğrencilerimize şehre temas edin, yaptığınız etkinlikler halka dokunsun mesajını verdik. Yaşlılar haftasında huzurevlerini ziyaret edin, öğretmenler gününde okulları dolaşın, engelli bireylerle sosyal sorumluluk projeleri yapın, etkinliklerinizi sadece üniversite içinde değil; Aydın’ın her noktasına yayın dedik. Onlarda bu işi gerçekten iyi şekilde yaptılar. Artık üniversitenin dışında öğrenci toplulukları da yaptıkları protokollerle gündeme gelmeye başladı. Öğrencilerimizin Aydın’ın kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği yapması, ortak projelere imza atmaları bu anlamda çok önemli.

 

           Soru: Üniversite- Sanayi İşbirliği hususunda ne gibi  çalışmalarınız var? Somut

            olarak neler yapıldı veya yapılacak?

 

Cevap: Üniversite sanayi işbirliği yıllardır üzerinde durulan, ancak hiçbir zaman gerçek anlamda masaya yatırılmamış bir konuydu. Elde somut atılmış adım olmadığından bir türlü istenilen etkileşim gerçekleşememişti. Göreve gelir gelmez Üniversite Sanayi İşbirliğini sağlamak için bir grup akademisyeni görevlendirdik. Bunun meyvesi olarak da çok bir kısa zamanda Üniversitemiz de Teknokent kuruldu. Üniversitemizde Teknokent’in kurulmasından sonra Aydın’da Sanayi anlamında artık yeni bir sayfa açılmıştır. Aydın için hayırlı bir adım oldu. Etkilerini önümüzdeki sene itibari ile görmeye başlayacağımızı düşünüyorum.

 

 

            Soru: ADÜ, Yeni Aydın ve  Yeni  Türkiye 2023 Ufku’unda  nerede duruyor?   

           Gelecek vizyonunu şekillendiren  bir  üniversite olma yolundaki safahat hakkında     

           neler söylenebilir?

 

Cevap:ADÜ 2023 vizyonunda bölgemizde lokomotif durumunda. Bakınız; yine hem halkımızın hem de öğrencilerimizin istekleri doğrultusunda biz son 4-5 aydır mesleğinde önemli isimleri Aydınlılar ve öğrencilerimizle buluşturuyoruz. Yoğun bir şekilde ‘Yeni Anayasa’ ve ‘Başkanlık Sistemi’ hakkında bilinmeyenleri, muallak soruları ve bu sistemin Türkiye’ye kazandıracakları ile ilgili konuşuyoruz. Burada toplumu bilinçlendirme görevimizi yerine getiriyoruz. Türkiye 2023 hedefine doğru ilerlerken üniversitelerin de üzerine düşen vazifeler olduğunu düşünüyorum. Bu doğrultuda biz de taşın altına elimizi koyarak, üstümüze düşeni yerine getiriyoruz. Bilimsel altyapıyı hazırlamak, bununla ilgili düşünsel çerçeveyi çizmekle ilgili üniversitelerin ciddi görevleri var. Türkiye’nin yakın tarihinde 28 Şubat süreci gibi bir oldu var. Bu ülke, ana haberlerde her gün boy gösteren ve başörtülü kızlarımızı toplumsal tehlike olarak tanımlayan akademisyenleri, ikna odalarını gördü. O gün bunları yapanların, bugün suskun olmalarını hazmedemiyoruz. O günlerde felaket tellallığı yapanlar şimdi nerede? Ülkenin 2023 vizyonu çizilirken Üniversiteler; fikir üretmeli, tartışmalı, kamuoyu oluşturmalı, ön açıcı olmalı. Çünkü biz üniversitelerde bilim, felsefe ve yeni ideolojiler üretiyoruz. 2023 vizyonunda üniversitelerin çok daha aktif olması gerektiğini düşünüyorum. Adnan Menderes Üniversitesi olarak biz bu anlayışla, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek Adnan Menderes Araştırma ve Uygulama Merkezini kurduk. Amacımız; Adnan Menderes’in yaşamının, Türk siyasetine katkılarının, toplumla kurduğu iletişimin ve gelecek kuşaklara bıraktığı mirasın nesnel olarak değerlendirilmesi suretiyle gençlerimizin Menderes ve dönemini yakından tanımalarını sağlamaktır.

 

            Soru: ADÜ, ismini aldığı  şehit Başvekil rahmetli Adnan Menderes  ile ilgili ne

           gibi somut adımlar atacak?

 

Cevap:Kuracağımız Adnan Menderes Demokrasi Müzesi ile ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi Arşivinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı Cumhuriyet Müzesi Arşivinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Kütüphanesinde, Anadolu Ajansında, TRT’de, Genel Kurmay Arşivinde akademisyenlerimiz çalışmalar yaptı. Çok sayıda bilgi, belge ve fotoğraf elde edildi. Demokrasi müzesi ile bu ülkenin demokrasi tarihini anlatmayı hedefliyoruz. Demokrasi mücadelemizin iyi anlaşılması için hem bilimsel anlamda hem kültürel anlamda çalışmalar yapıyoruz. Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’ni tüm bu söylediklerimizin somut bir çıktısı olarak önemsiyor, gelecek nesillere iyi bir armağan olacağını düşünüyorum.

 

 

 

           Soru:ADÜ’de görevli akademisyenlerin kitap envanteri yayımlandı mı? Kaç     

           akademisyen eser telif etti? Yok ise bu hususla alakalı bir çalışmanız olabilir mi?

 

Üniversitemiz akademik potansiyel anlamında yüksek, bilimsel olarak yetkin bir üniversite. Yeni açılan fakültelerimize akademik donanımı, kişiliği, karakteri ve ahlakıyla nitelikli  akademisyenleri alarak yapılandırmamıza devem ediyoruz. Çalışma yapmak isteyen akademisyene sonuna kadar destek veriyoruz. Çünkü ülke kalkınmasının proje ve bilimsel çalışma ile sağlanacağına inanıyor; bu konuda ADÜ özelinde değil ülkemizin kalkınması bilinciyle imkanlarımızı çoğu zaman da zorlayarak akademisyenlerimizi destek oluyoruz.

 

          Soru: Hedef 2023 vizyonunda Türkiye’ de sistem değişikliğine ihtiyaç olduğunu

         düşünüyor musunuz ? Böyle bir fikre sahipseniz nasıl bir sistem değişikliğine

         ihtiyaç vardır?

 

Cevap:Türkiye’nin 2023 vizyonu hedefinde acilen bir sistem değişikliğine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Parlamenter sistemin artık ülkenin hızına yetişemediği, hantal kaldığı artık çok net görülüyor. Sayın Cumhurbaşkanımız  Recep Tayyip Erdoğan’ın halkın oyuyla Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından ülke bir bakıma zaten başkanlık sistemine geçti denilebilir.  Hızlı büyüyen, gelişen Türkiye bazı tıkanıklıklar sebebiyle zaman kaybediyor. Cumhuriyet tarihine baktığımızda 65  hükümetin kurulduğunu, ülkede ortalama olarak her 2 yılda bir seçim yapıldığı, on yılda bir de sivil ve askeri darbelerle ülkenin işleyen demokrasisine ket vurulduğu görülmektedir. Bütün bunları göz önüne aldığımızda bizim kültürümüze özgü bir başkanlık modeliyle ülkenin daha hızlı yol alacağını düşünüyorum.

 

          Soru: Anayasa değişikliği meselesinde ADÜ nerede duruyor?

 

Cevap:Bir akademisyen olarak darbe anayasasının ve darbeden sonra yüzlerce delik açılan bu anayasanın bir an önce değişerek sivil bir anayasa haline gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunu öncelikle tespit edelim. Çünkü bu anayasa sivillerin yaptığı bir anayasa değil. Fakat üzerinde sivillerin yüzlerce delik açtığı adeta yamalı bohça bir anayasadır. Çağın gerekleri gözetilerek yeniden yazılmış sivil bir anayasaya bir an önce kavuşmamız gerekmektedir. Üniversitemizde Hukuk Fakültesinin olmamasından dolayı Anayasa yazım çalışmalarında teknik olarak herhangi bir katkı vermemiz mümkün görünmüyor. Yeni Anayasa’nın Sivil bir Anayasa olması noktasında siyasal ve sosyolojik tartışmalarda ADÜ tamamen halkın ve sivil bir Anayasa’nın tarafında yer alacaktır

 

Mülakatı Yapanlar:

Mesut MEZKİT**/( mesutmezkit@gmail.com)Yazar/ Yük.Ziraat Müh., Tapu Sicil Müdür Yardımcısı

Murat Kemal AVCI***/(muratkemalavci@yahoo.com)Dr., ADÜ Ziraat Fakültesi Arş. Gör.

Özkan ÖZKAYA****/(ozozkaya@hotmail.com)ADÜ İİBF Yönetim Organizasyon Yüksek Lisans Öğrencisi

 

Etiketler:
YENİ FİKİR HABER
BAŞ YAZI / Mesut TUNA
İdareci mütevâzi olursa millî ve yerlidir
YENİFİKİR HABER YAZARLARI
Mesut MEZKİT
Doğu Türkistan’da da zulüm var!
Mehmet M. TURAN
İzmir Marşı çalıntı mı?
Gönül ŞAHİN MEZKİT
Gönül İnsanı Olmak Zor
Davut TÜRKKAN
Türk Eğitim Sistemine Yeni Bir Yaklaşım
AKADEMİK MAKALELER / YENİFİKİR DERGİSİ
Ziraat Yük. Müh. Mesut MEZKİT
Bilgi Çağında Bilgisiz, İrfansız Ve Tefekkürsüz Bir Toplum İnşâ Etmek
Prof. Dr. Feyzullah EROĞLU
Göktürklerde Yönetim Düşüncesi
Yrd. Doç. Dr. İsa ÇELİK
Manisa Kentinde Tarihi Turizm
S.Faruk GÖNCÜOĞLU
Herkesin Bir Kapısı Vardır Ki, Bu Kapının da zili Çalınacaktır
Prof. Dr. Celaleddin SERİNKAN
DENİZLİ DERSHANECİLİK SEKTÖRÜNDE MİCHAEL PORTER’IN REKABET GÜÇLERİ ARAŞTIRMASI


Yeni fikir SAM
AYDIN AYDIN

Başa Dön