YENİ FİKİR HABER

YÖNETMEYE DAİR

03-11-2016

YÖNETMEYE DAİR

Merhaba Kıymetli Okuyucularım!

                İnsanoğlu yaratılışı gereği toplu halde yaşamak zorunda. Bu bizim isteğimiz dışında olan bir durum. Normal şartlar altında, uç noktalara gitmeden düşündüğümüzde durum böyle.

                Toplu halde yaşamak zorunda olmamızın kendiliğinden ortaya çıkan sonuçları var. Günlük yaşama, kargaşanın hakim olmaması, işlerin planlı programlı yapılması, uyulması gereken kuralların belirlenmesi, bu kuralların uygulanmasının takibi gibi. Meseleyi bütün olarak ele aldığımızda yöneten ve yönetilenlerin olduğu bir gerçek.

                Yine insanoğlunun yaşama mücadelesinin temelinde ve nihai gideceği yer olan ahirette yakalamak istediği  şey, mutluluktur. İnancımız gereği dünya yaşantısı ile ahiretteki mutluluğu yakalama çabası içindeyiz. Buna Allah’ın rızasını kazanmak, cemalini görmek te deseniz, sonucu mutluluğa, iç huzura gidiyor.

                Bizler mutluluğu sadece ahirette arayan, mutluluğu ahirete havale eden yaratılmışlar değiliz. Dünyadaki günlük yaşantımız içerisinde de mutlu olmak gibi, işimize giderken, çalışırken, ailemizle, eşimiz, dostumuzla birlikteyken mutlu olmak gibi bir derdimiz var. Bence bu dert olmalı da. Çünkü içte huzur olmazsa, başarıdan söz etmek mümkün değil.

                Günlük yaşamda iki hal üzere bulunmaktayız. Ya etkiliyoruz, ya da etkileniyoruz. Başka bir değişle ya yöneten konumundayız ya da yönetilen. Bu bağlamda üçüncü bir halin varlığı pek mümkün görülmüyor.

                   Etkilenen yani yönetilen konumunda isek işleri kontrol altına almak çok zor olmasa gerek. Çünkü karar alan, alınan kararların uygulanmasından sorumlu değiliz. Üzerimize düşen vazifeyi yerine getirmekle mükellefiz. Verilen iş ve işlemleri kuralına uygun olarak yerine getirdiğimizde iş anlamında mutsuzluk söz konusu olamaz.

                Etkileyen/yöneten durumunda isek iş farlılık arz ediyor. Çünkü sizin aldığınız kararlardan, ortaya koyduğunuz uygulamalardan, konuşmanızdaki ses tonunuzdan, insanların yüzlerine bakışınızdan, bu bakıştaki yüz ifadenizden etkilenen insanlar var. Bu durumu göz ardı etmemiz mümkün değildir. Çünkü iş yerimizin, kurumumuzun, müessesemizin başarısı ya da başarısızlığı buna bağlı.

                Burada yönetenden kastımız, illaki herhangi bir kurumdaki yönetici değil. Aileyi, derneği, herhangi bir devlet kurumunu, sivil toplum örgütünü, herhangi bir sosyal gurubu kim yönetiyorsa onu kastediyorum. 

                Yönetiminde bulunduğunuz yere veya kuruma gelen insanlar;

İsteyerek gelmiyorsa, sabah gelirken adımları geri gidiyorsa, asık suratla işe başlıyorsa, kendini güvende hissetmiyorsa, kararlarınıza ve uygulamalarınıza inanmıyorsa, sizin adaletinize inancı yoksa, samimiyetinizden şüphe ediyorsa, gözünü kapatıp sırtını size dayayabileceğine inanmıyorsa, benim iş yerim diyemiyorsa, oradan kurtulabilmek için yollar arıyorsa,  durup bir kere değil, BİN KERE düşünmek lazım gelir.

Yöneten olarak, inandırıcılığımızı, samimiyetimizi, itibarımızı, insanlardaki güven duygumuzu kaybetmişsek düşünmeye devam etmekte fayda var.

Yöneten olarak belirlenen hedef doğrultusunda çalışmalarımızı yapmak, kararlar almak, alınan kararları uygulamak adına kimseyi mutsuz etmeye hakkımız olmadığını düşünüyorum.

Güzel günler sizlerin olsun…

 

NOT: Ben de bir yönetici olmam hasebiyle buradaki sözleri önce kendime söylüyorum.

Etiketler:
YENİ FİKİR HABER
BAŞ YAZI / Mesut TUNA
İdareci mütevâzi olursa millî ve yerlidir
YENİFİKİR HABER YAZARLARI
Mesut MEZKİT
İslam Adâletinin Kalpleri Fethi
Mehmet TURAN
Türkçülük, Millî ve Milliyetçi olursa yerlidir
Gönül ŞAHİN MEZKİT
Gönül İnsanı Olmak Zor
Davut TÜRKKAN
Türk Eğitim Sistemine Yeni Bir Yaklaşım
AKADEMİK MAKALELER / YENİFİKİR DERGİSİ
Ziraat Yük. Müh. Mesut MEZKİT
Bilgi Çağında Bilgisiz, İrfansız Ve Tefekkürsüz Bir Toplum İnşâ Etmek
Prof. Dr. Feyzullah EROĞLU
Göktürklerde Yönetim Düşüncesi
Yrd. Doç. Dr. İsa ÇELİK
Manisa Kentinde Tarihi Turizm
S.Faruk GÖNCÜOĞLU
Herkesin Bir Kapısı Vardır Ki, Bu Kapının da zili Çalınacaktır
Doç. Dr. Celaleddin SERİNKAN
DENİZLİ DERSHANECİLİK SEKTÖRÜNDE MİCHAEL PORTER’IN REKABET GÜÇLERİ ARAŞTIRMASI


Yeni fikir SAM
AYDIN AYDIN

Başa Dön