YENİ FİKİR HABER

Toplumun Temeline Konulan Dinamit

27-11-2016

Toplumun Temeline Konulan Dinamit

15 Temmuz darbe girişiminin ülkemize verdiği maddi zararlar bertaraf edildi veya edilmek üzere. TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ ne kadar güçlü bir devlet olduğunu 15 Temmuz sonrası attığı adımlarla göstermiş oldu. 16 Temmuz günü ülkede normal hayatın devam ediyor olması, ülke güvenliği için başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı ve son olarak MUSUL’a yapılmakta olan harekattaki mücadele gücü sadece birer örnek. Bunun yanında siyasi olarak Amerika ve Avrupa devletlerinin başlattığı mücadelede arkasına bakmadan ilerliyor olması takdire şayan bir davranış diye düşünüyorum. Bütün bunlara karşı ekonomimizin olağan seyirde devam etmesi de cabası.

                Pratik hayatta da durum böyledir aslında. Başımıza gelen herhangi bir durumda “cana geleceğine, mala gelsin.” dememizin altında yatan neden de budur. Maddi zararları ortadan kaldırmak çok zor olmaz. Yeter ki yara, içimizde, gönlümüzde olmasın.

                Günlük hayata şöyle bir bakalım. İnsanlar, önceden rahatlıkla kullandıkları, “cemaat, imam, hizmet, himmet, teslimiyet, mürşid, cihat, sadakat, tarikat, tasavvuf” gibi kavramları şimdi kullanmaktan imtina ediyorlar. Burada ne olacak ki, bu kavramları da kullanmayalım diyebileceğimiz kavramlar da değildir bunlar.

                İnsanoğlu kelimeler ışığında düşünür. Kullandığımız dil ve bu dil içerisinde müstesna bir yere sahip olan belirli kavramlar ve kelimelerle gelişir düşünce ufkumuz. Aksi halde düşünemeyen, akledemeyen, iyiyi-kötüyü, doğruyu-yanlışı, güzeli-çirkini birbirinden ayırt edemeyen yaratık haline geliriz. Bu da bizi İNSAN olma vasfımızdan uzaklaştırıp ( tabirimi mazur görün)  hayvani özelliğe sahip yaratık haline dönüştürür. Söylediklerimi abarttığımı filan düşünmeyin. Çevremize bakmamız yeterli olacaktır gerçeği görmek için.        

                Sahile vuran çocuk cesetlerini, kameralar önünde kesilen başları, saraylarındaki rahat ve huzurları için katledilen insanları neyle izah edebiliriz?

                Yukarıda bahsettiğim, bu toplumun temelini oluşturan kavramlar, toplumun zihninden, düşünce dünyasından çıkarılmak isteniyor. Yüzyıllardır savaş meydanlarında, boyun büktüremedikleri, el açtıramadıkları bu milleti çökertmeye çalışıyorlar. Malazgirt’te, Kosova’da, Çanakkale’de, Kurtuluş savaşında, 15 Temmuz HAİNLİK girişiminde diz çöktüremedikleri bu millete diz çöktürme gayretindeler.

                Bu milleti ayakta tutan temel dinamikler üzerine yapılan saldırılar şimdinin saldırıları değil. Yüzyıllardır devam eden saldırılar bunlar. Ne tesadüftür ki insanımızın iç dünyasına, gönül dünyasına yapılan saldırılar hep din üzerinden yapılmaktadır. Hafızalarımızı yokladığımızda, 54 farzın, 32 farzın varlığından söz edebiliriz. Bunlarda bu tür saldırıların ürünüdür. Dini gereklilikler 54 farza indirildi önce. Baktılar ki istenilen sonuç alınamıyor. Sonra 32 farza indirildi. 32 farzın içinde de içtima-i hayatı ilgilendiren hiçbir husus yoktur. Dini dalları, yaprakları budanmış ağaç gövdesine çevirme gayretinde oldular. Şimdi de toplumu ayakta tutan, insanların içini, gönül dünyasını, içtima-i hayatı güzelleştiren, bizi biz yapan bu ve benzeri kavramları kirletme çabası içindeler. Neredeyse başarılı da olacaklar. Buna kesinlikle müsaade edilmemeli.

 Bir düşünür “bir milleti değiştirmek istiyorsanız, önce onların kelimelerini değiştirin” der. Biz bu değişime müsaade etmeyelim.

Altının çamura düşse de kıymetinden eksilme olmadığı gibi, hainlerin, alçakların bu ve benzeri kavramları kullanması, bu kavramların kötü olduğu anlamına gelemez, gelmemelidir.

Etiketler:
YENİ FİKİR HABER
BAŞ YAZI / Mesut TUNA
İdareci mütevâzi olursa millî ve yerlidir
YENİFİKİR HABER YAZARLARI
Mesut MEZKİT
İslam Adâletinin Kalpleri Fethi
Mehmet TURAN
Türkçülük, Millî ve Milliyetçi olursa yerlidir
Gönül ŞAHİN MEZKİT
Gönül İnsanı Olmak Zor
Davut TÜRKKAN
Türk Eğitim Sistemine Yeni Bir Yaklaşım
AKADEMİK MAKALELER / YENİFİKİR DERGİSİ
Ziraat Yük. Müh. Mesut MEZKİT
Bilgi Çağında Bilgisiz, İrfansız Ve Tefekkürsüz Bir Toplum İnşâ Etmek
Prof. Dr. Feyzullah EROĞLU
Göktürklerde Yönetim Düşüncesi
Yrd. Doç. Dr. İsa ÇELİK
Manisa Kentinde Tarihi Turizm
S.Faruk GÖNCÜOĞLU
Herkesin Bir Kapısı Vardır Ki, Bu Kapının da zili Çalınacaktır
Doç. Dr. Celaleddin SERİNKAN
DENİZLİ DERSHANECİLİK SEKTÖRÜNDE MİCHAEL PORTER’IN REKABET GÜÇLERİ ARAŞTIRMASI


Yeni fikir SAM
AYDIN AYDIN

Başa Dön