YENİ FİKİR HABER

DİKKAT! SINAV VAR

03-05-2017

DİKKAT! SINAV VAR

Geçen hafta  Çarşamba ve Perşembe günü ülkemizde heyecan, endişe, öfke ve mutluluk insanlarımızın ana gündemleriydi. Binlerce öğrenci sınava girmişti. Daha iyi bir liseye gidebilmek, yaptıkları çalışmaların karşılığını alabilmek için ter döktüler. Sınav çıkışında sevinen de vardı, üzülende.

Öğrencilerden daha heyecanlı olanlar vardı ki onlar da velilerdi. İnanın öğrencilerden daha heyecanlıydılar. Sanki sınava giren kendileriydi. Okul önünde bekleyişleri görülmeye değerdi. Onlarda haklıydılar aslında. Onca emek, para harcamışlardı. Karşılığını almalıydılar.

Bu bekleyişin elbette bir geçmişi var. Ta anaokulundan/sınıfından başlayan öncelikle iyi okul, daha sonra iyi öğretmen arayışları… Çocuklar bu sınava kadar böyle gelmişlerdi. Bütün araştırmaların, mücadelelerin bir karşılığı olmalıydı bu sınavın sonucu.

Bir de toplum olarak sınavı hayat-memat meselesi haline getirdiğimizi düşündüğümüzde durumu anlamak zor değil. Karşımıza gelen sınavı her şeyin başı veya sonu olarak algılarsak durumun ciddiyeti daha da artıyor. Aslında karşımızdaki sınav ne ilk ne de son sınav. Hayatın kendisinin bir sınav olduğu dünyada sınav içindeki sınava bu kadar önem atfetmek strese girmekten, kendimizi sıkıntıya sokmaktan başka bir şey değil. Hiç kimseye bir zararı yok. Tek zararı sadece kendimize.

İnancımız gereği bu dünya zaten bir sınav yeri. Attığımız her adımdan, ağzımızdan çıkan her sözden, yaptığımız her hareketten sorumluyuz. Ve bunların her biri sınav sorusu. Bu sınavda kodlama bize ait değil. Cevaplarımız bizim adımıza kayıt altına alınmakta. Aslında sınavın kriterleri de sonucu da belli. Tercih edip yerleşip yerleşememek gibi bir risk yok.  Sınav sonucunda yerleşeceğimiz kesinlikle bir yer  var. Cennet veya cehennem. Üçüncü bir yer yok.

Etrafımıza şöyle bir bakalım veya düşünelim. 50’li yaşlara gelene kadar veya sevdiğimizi kaybedene kadar sınav olduğumuzun farkında bile değiliz. Ne zaman ki sevdiğimiz birini kaybettik. Kısa süreli de olsa sınavı hatırlıyor ve sonumuzu düşünmeye başlıyoruz. Bu genelde kısa süreli oluyor. Yaşamın karmaşası içinde sınavı hatta kendimizi bile unutuyoruz. 50’li yaşlardan itibaren durum biraz farklı. Hele hele akranlarımız yaprak dökümü gibi bir bir gidip sıranın bize geldiğini düşünmeye başladıysak… İşte depresyonun, stresin, sıkıntıların ortaya çıktığı andır. Aslında problem ne depresyon, ne stres, ne de sıkıntı.  Problem sınavın sonucuna yakınlık. İçinde olduğumuzu unuttuğumuz sınavda kitapçıkların toplanıp sınavın sona erecek olması.

Aslında herkesin beyninde sınavdan nasıl başarılı olunacağına dair bir arayış var. Kimi belirgin olarak bunu gösterirken kimi yokmuş gibi davranıyor. Aradığımız doğru cevaplara ulaşmamız dileğiyle…

Güzel günler sizlerin olsun…

Etiketler:
YENİ FİKİR HABER
BAŞ YAZI / Mesut TUNA
İdareci mütevâzi olursa millî ve yerlidir
YENİFİKİR HABER YAZARLARI
Mesut MEZKİT
İslam Adâletinin Kalpleri Fethi
Mehmet TURAN
Türkçülük, Millî ve Milliyetçi olursa yerlidir
Gönül ŞAHİN MEZKİT
Gönül İnsanı Olmak Zor
Davut TÜRKKAN
Türk Eğitim Sistemine Yeni Bir Yaklaşım
AKADEMİK MAKALELER / YENİFİKİR DERGİSİ
Ziraat Yük. Müh. Mesut MEZKİT
Bilgi Çağında Bilgisiz, İrfansız Ve Tefekkürsüz Bir Toplum İnşâ Etmek
Prof. Dr. Feyzullah EROĞLU
Göktürklerde Yönetim Düşüncesi
Yrd. Doç. Dr. İsa ÇELİK
Manisa Kentinde Tarihi Turizm
S.Faruk GÖNCÜOĞLU
Herkesin Bir Kapısı Vardır Ki, Bu Kapının da zili Çalınacaktır
Doç. Dr. Celaleddin SERİNKAN
DENİZLİ DERSHANECİLİK SEKTÖRÜNDE MİCHAEL PORTER’IN REKABET GÜÇLERİ ARAŞTIRMASI


Yeni fikir SAM
AYDIN AYDIN

Başa Dön