YENİ FİKİR HABER

HUZUR VE SÜKUNET AYI

04-06-2017

HUZUR VE SÜKUNET AYI

 

Mübarek ramazan ayının bir haftasını geride bırakmak üzereyiz. Yaptığımız işler aynı olmakla beraber ramazandan önceki günlere göre daha bir sükunet hakim. Ramazan gerçekten rahmetiyle, bereketiyle geldi. Bu rahmet ve bereketten nasiplenenlerden olmak ümidiyle.

Birkaç hususa dikkat çekmek istiyorum. Dikkat çektiğim hususlarda amacım suçlama yapmak, kötülemek, aşağılara indirmek ya da bunların tersini yapmak değil.

 Gelenek-göreneklerimize, adetlerimize baktığımızda ramazan ayında dışarıda yiyip içmek hoş karşılanmaz. Oruç tutanlara ve ramazan ayına olan saygıdan dolayı yemek-içmek gerekiyorsa bu gizli yapılırdı. İlimize baktığımızda çarşıda ramazan ayının varlığı ile yokluğu arasında bir fark yok sanki. Ramazan dışında işleyiş nasılsa ramazanda da aynen devam ediyor. Herkesin oruç tutması gerektiğini söylemiyorum. Bu benim haddime de değil. Yüce yaradan kitabında açık seçik orucun tutulup tutulmayacağını belirtmiş. Tutanın karşılığını kat kat alacağı, aynı şekilde tutmayanında davranışının karşılığını göreceği herkes tarafından bilinen bir gerçek.

Oruç tutuluyor, dolayısıyla açıktan yenilip içilmesi oruç tutanların iştahını kabartıyor. Yiyeceklere karşı arzu ve istek artıyor. Onun için açıktan yenilip içilmesin de demek istemiyorum. Tutulan orucu, oruç tutmayanlara yük olarak göstermek niyetinde değilim. Dünyevi istek ve arzulardan arınılması gerektiği  için oruç tutuluyor. Yüce yaradanın emri karşısında ne olursa olsun dönülüp bakılamayacağının bilincinde olarak tutuluyor oruç.

Kimsenin özgürlüğüne müdahale etmek, özgürlük alanını kısıtlamak gibi  bir durum da değil bu. Sadece halkının %99’nun Müslüman olduğu bir ülkede inancının gereğini yaşamak isteyenlere karşı saygılı davranılmasını istemek. Yeme-içme özgürlüğümüz olduğu halde ramazan ayına hürmeten, oruç tutanlara karşı saygıdan bu faaliyeti yılda bir ay açıktan yapmamak. Zaten günlük hayata baktığımızda yapma özgürlüğü elimizde olduğu halde gizliden yaptığımız birçok faaliyetin içine bunu da dâhil etmek.

Ramazan ayının gelmesine Müslümanlar olarak seviniriz. Bu sevinci en üst seviyede yaşayanlar yoksullar, fakir-fukaralar, garip-gurabalar, kimsesizler olsa gerek. Ramazan ayı yardım etme, hayır-hasenatta bulunmanın yoğun olduğu bir ay. Oruç tutarak açın, yoksulun halinden bir tık daha duyarlılıkla anladığımız bir ay.

Yapılan hayır ve hasenatlar içinde birkaç cümle söylemek lazım geliyor. Hayır hasenat Allah rızası için yapılır. Dinin bir emri olduğu için yapılır. Aynı dinin emirleri arasında fakir fukaranın haysiyetinin, onurunun korunması, zedelenmemesi de bir emirdir. Yapılan yardımın, iyiliğin, davetin fotoğrafını çekmek, sosyal medyada paylaşmak gibi durumlara düşmemek gerektiğine inanıyorum. Veren elin alan elden üstün olduğu düsturunun yanına  bu verme işleminin gizli olarak yapılmasının esas olduğunu eklemek lazım. Sevap kazanalım derken günah işlememeye, Allah’ın emrinin yerine getirelim derken yasağını çiğnememeye dikkat etmek lazım.

Ramazan ayında Allah’ın rızasına uygun hareket edebilenlerden olmak ümidiyle…

Güzel günler sizlerin olsun…

 

Etiketler:
YENİ FİKİR HABER
BAŞ YAZI / Mesut TUNA
İdareci mütevâzi olursa millî ve yerlidir
YENİFİKİR HABER YAZARLARI
Mesut MEZKİT
İslam Adâletinin Kalpleri Fethi
Mehmet TURAN
Türkçülük, Millî ve Milliyetçi olursa yerlidir
Gönül ŞAHİN MEZKİT
Gönül İnsanı Olmak Zor
Davut TÜRKKAN
Türk Eğitim Sistemine Yeni Bir Yaklaşım
AKADEMİK MAKALELER / YENİFİKİR DERGİSİ
Ziraat Yük. Müh. Mesut MEZKİT
Bilgi Çağında Bilgisiz, İrfansız Ve Tefekkürsüz Bir Toplum İnşâ Etmek
Prof. Dr. Feyzullah EROĞLU
Göktürklerde Yönetim Düşüncesi
Yrd. Doç. Dr. İsa ÇELİK
Manisa Kentinde Tarihi Turizm
S.Faruk GÖNCÜOĞLU
Herkesin Bir Kapısı Vardır Ki, Bu Kapının da zili Çalınacaktır
Doç. Dr. Celaleddin SERİNKAN
DENİZLİ DERSHANECİLİK SEKTÖRÜNDE MİCHAEL PORTER’IN REKABET GÜÇLERİ ARAŞTIRMASI


Yeni fikir SAM
AYDIN AYDIN

Başa Dön