YENİ FİKİR HABER

TOPLU GÖÇ ALAN ÜLKELERDE GÖÇMENLERİN EKONOMİK VE SOSYAL HAYATA KATKILARINI ARTIRACAK GÖÇMEN ŞEHİRLERİ PROJESİ

03-10-2017

*Mustafa ŞAHİN/ Adnan Menderes Üniversitesi Nazilli İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümü, Yüksek Lisans Öğrencisi, **Yeni Fikir Stratejik Araştırmaları Derneği (Yeni Fikir SAM)’ın  T.C. İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı’nın  PRODES dahilinde Türkiye Kızılay Derneği Aydın Şube Başkanlığı ve Adnan Menderes Üniversitesi ortaklığında yapılan “Göçmen Sorununa Genç Bakış” İsimli yarışmada makale dalında İKİNCİ olan eser.

TOPLU GÖÇ ALAN ÜLKELERDE GÖÇMENLERİN EKONOMİK VE SOSYAL HAYATA KATKILARINI ARTIRACAK GÖÇMEN ŞEHİRLERİ PROJESİ**

Mustafa ŞAHİN*

     Göç, bir kişinin veya bir gurup insanın uluslararası bir sınırı geçerek veya bir ülke sınırları içerisinde bir yerden başka bir yere gitmesidir. Göç, insanlığın yaratılmasından günümüze kadar her çağda yaşanmış ve insanları birçok faktörlerle etkilemiş sosyal bir olgudur.(Bayraktar, 2014)

İnsan göçleri, tarih boyunca çok farklı çalışmalara konu edilmiş, devlet politikası ve siyasi iktidarlar açısından, akademisyenler açısından çözüm arayışlarına gidilmiştir. Ancak etkin bir çözüm bulunamamıştır. En ilkel zamanlardan modern zamanlara kadar aslında göç sebeplerideğişmemiştir. Mülteci akımlarının en önemli sebepleri iç çatışma ve baskıcı rejimlerdir.

Her yıl göç alan ülkelerin sayısı artmaktadır. Özellikle son yıllarda Ortadoğu ülkelerinde yaşanan iç savaşların sebebiyle birçok insan göç etmek zorunda kalmış sonuç olarak gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler yoğun göç hareketleri karşısında ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmışlardır. 15 Mart 2011 de Suriye de başlayan iç karışıklıklar nedeniyle birçok insan güvenli bölge arayışı içerisinde kitleler halinde göç etmek zorunda kalmıştır.Bu göç olaylarında birçok insan hayatını kaybetmiş birçok insan çeşitli örgütlerin amaçlarına alet olmuştur.Bu göç hareketlerine hedef olan ülkelerin politikaları ve yaklaşım tarzları sorunun daha da büyümesine sebep olmuştur

Göç hareketlerinde ev sahibi ülkeler açısından da başta güvenlik riski gibi birçok sorun ortaya çıkmış ve ülkeler bu sorunlara çözüm yolu bulmakta zorlanmışlardır. Bu sebeple birçok ülke mülteci almak istememiş veya çok az sayıda mülteci kabul etmiştir. Yapılan müzakereler görüşmeler sonuç vermemiş, uygulamaya konulamamış sorunlar gittikçe artmıştır. Ülkemiz bu insanlık dramına kayıtsız kalmayarak mültecilere kapılarını açmış en çok mülteciye ev sahipliği yapmış ve birçok ülkeden daha iyi şartlarda barınma imkânı sağlamıştır. Ancak sonunun çözüme kavuşamaması mülteci sayısının oldukça fazla olması birtakım sorunlara sebep olmuştur.

GÖÇMEN ŞEHRİ

       Çözüm olarak sunduğumuz göçmen şehri projesi daha çok kitlesel göç hareketlerine yönelik bir projedir. Bu projedeki amaç Suriye krizi gibi olaylarda yoğun göç alan ülkelerde hem mülteciler açısından hem de ev sahibi ülkeler açısından yaşanacak sorunları en aza indirgemektir.

Göçmen şehri, mültecilere özel kurulan bir şehrin bütün unsurlarını asgari olarak içeren ve kendi içerisinde bir ekonomi oluşturan bir şehirdir.

Şehrin Kuruluşu: Göçmen şehri sınıra yakın bir yerde kurulması kontrolün sağlanması açısından önemli olacaktır. Yer belirlenmesi birçok faktöre göre değişiklik gösterebilir. Kullanılmayan verimsiz topraklarını tercih edilmesi veya bir emeğe dayalı sektöre veya hammaddesine yakınlık gibi nedenler bu faktörlerden bazılarıdır.

Yer belirlenme aşamasından sonra ilk bir çekirdek şehir konseptinde şehrin bütün unsurları ile inşasına başlanır.Konutlarınyapımında maliyet unsurlarına göre yapım malzemesi değişebilir. İlk etapta konut sayısı sınırlı bir miktar olarak belirlenip daha sonra ihtiyaç durumuna göre artırılabilir. Bir şehirde olması gereken okul hastane, ibadethane gibi yapıların hepsi belirli bir ihtiyaca cevap verecek şekilde inşa edilir.

Şehrin kurulması ciddi bir fon gerektirse de birçok soruna çözüm olması ve ilerde sağlayacağı avantajlar göz önünde bulundurulursa bu maliyete katlanmak makul karşılanabilecektir.

Şehre Yerleşim: Belirli bir sayıda konut yapıldıktan sonra mülteciler bu şehre yerleştirilir. İhtiyaç durumuna göre konut sayısı artırılabilir. Mülteciler sınırdan içeri alınırken sadece bu şehre kontrollü bir şekilde yerleştirilir ülke içerisinde başka bir yere gitmelerine izin verilmez.

Mülteciler şehre alınırken bu insanların verileri de işlenerek kayda alınır. Bu veriler değerlendirilerek insanların yeteneklerine bilgi düzeylerine göre, mesleklerine göre kurduğumuz şehirde ihtiyaç duyulan hastane, okul, güvenlik kurumları gibi birimlere görevlendirilir.

Ülkelerinden göç eden insanlar arasında belirli düzeyde bilgi birikimi olan, birçok konuda uzman, meslek sahibi ve varlıklı insanlar bulunmaktadır. Bu insanlar bu şehirde değerlendirilerek meslek sahibi olan kişilere mesleklerini yapmalarını devam edebilecek imkânlar sunulmalıdır. Şehirdeki insanların ihtiyaçları bu insanlar sayesinde giderilmeye çalışılmalıdır. Şehirdeki insanların ihtiyacı olan esnaf, meslek kolları, banka gibi unsurlar bu insanların vasıtasıyla giderilmelidir. Böylece ev sahibi ülkenin maliyetleri ve iş yükü oldukça azalacaktır.

Şehirdeki Düzen: Bu şehrin kontrolü ev sahibi ülke tarafından sağlanacaktır. Şehirde ihtiyaç duyulan belediyecilik faaliyetleri, güvenlik birimleri gibi kurumlar kurulmalı bu kurumların kontrolü ev sahibi ülkede olmalı ancak iş yükü mülteciler arasından belirli kriterlere göre seçilen insanlar tarafından görülmelidir.

Bir belediyenin şehirde yapmış olduğu alt yapı, çevre temizliği, sosyal faaliyetler gibi bütün faaliyetleri bu şehirdeki insanların asgari ihtiyaçlarını giderecek şekilde yürütülmelidir. Şehirdeki insanların ihtiyaçlarını en iyi şekilde anlayan ve bu ihtiyaçlara cevap verecek olan yine bu insanlardır. Bu sebeple yöneticiler ve kontrol ev sahibi ülkede olacak ama faaliyetleri yürüten mülteciler arasından seçilen insanlar olacaktır. Şehirdeki asgari bütün kurumlar kurulup faaliyetlerini gerçekleştirmelidir.

Şehirdeki Ekonomik Hayat: Gelen mülteciler arasında ekonomik düzeyi iyi olan belirli serveti olan insanlarda bulunmaktadır. Ev sahibi ülke bu insanlarla anlaşmalar yaparak bu kişilerin paralarını değerlendirmelerine banka kurmalarına işletme kurmalarına şehrin ihtiyaç duyduğu iş kollarının kurulmasına imkân sağlayabilir.

Ev sahibi ülke göçmen şehrinde veya yakın bir yerde vasıfsız iş gücü gerektiren emeğe dayalı bir sektör geliştirerek bu şehirdeki mültecileri istihdam edebilir. Örneğin ülkemizde bu şehir güneydoğuda bir yerde kurulduğunu düşündüğümüzde o bölgede yetişen pamuk kurulan bir tekstil fabrikasıyla birçok insan istihdam edilerek işlenebilir. Bu belirli bir ücret politikasıyla hem ev sahibi ülke açısından hem de mülteciler açısından oldukça kazançlı olacaktır.

Projenin Getirileri

Güvenlik:mülteci sorununda belki de en önemli sorun güvenlik sorunudur. Bu sebeple birçok ülke mülteci kabul etmemektedir özellikle Avrupa ülkelerini bu sorun oldukça tedirgin etmektedir. Bu proje de mülteciler kontrollü bir şekilde sadece bu şehre alınacak ve ülke içerisinde başka bir yere gitmelerine izin verilmeyecektir. Şehre yerleşen mültecilerin verileri kayda alınacak belirli bir zaman sonra güvenlik açısından yeterli kriterleri sağlayan kişilerin ülke içerisinde başka bir yere gitmesine izin verilecektir. Bu sebeple ülke içerisinde terör faaliyeti gerçekleştirecek bir kişinin mülteci kimliğinde ülkeye girmesi önlenecektir. Örneğin bir canlı bomba kurbanının mülteci gibi sınırdan geçip ülkenin herhangi bir yerine gidemeyecek ve mültecilerin içinde bu terör faaliyetini gerçekleştirmesinin çok da anlamı olmayacaktır. Sınırdan kabulde bu kontrolün sağlanması oldukça zor ve uzun zaman alırken göçmen şehrinde belirli bir zamana yayılarak daha kolay olacaktır.

Etnik kimlik:mülteciler ev sahibi ülke insanlarıyla aynı dinden aynı milletten olmayabilir bu sebeple bu insanların örf adetleri, kültürleri de oldukça farklı olabilmektedir. Bu durum hem ev sahibi ülke insanları açısından hem de mülteciler açısından bazı sorunlara sebep olmaktadır. Bazı ülkeler açısından mülteciler ciddi bir şekilde ötekileştirilmektedir. Göçmen şehrinde insanlar büyük oranda ortak özelliklere sahip olacaklar ve şehirdeki halk ve şehirdeki kurumların faaliyetlerinin yürüten kişiler büyük oranda birbirini anlayan insanlar olacaktır. Böylece hem mülteciler geldikleri ülkedeki gibi beraber yaşama imkânı bulacaklar hem de ev sahibi ülke insanları mültecilere uyum problemleri gibi sorunlar oluşmayacaktır.

Ekonomik hayat: kitlesel göç hareketlerinde bu göçe maruz kalan ev sahibi ülkeler açısından barınma harcamaları oldukça yüksek miktarlara ulaşabilmektedir ve bu ülke ekonomisini zora sokabilmektedir. Özellikle Suriye sorunu gibi çözümü uzun süren olaylarda işin içinden çıkılmaz boyutlara ulaşmaktadır. Proje de ilk başta oldukça masraflı gözükse de daha sonra ev sahibi ülke bu şehirde ekonomik bir düzen kurulmasını sağlayabilmesiyle ülke ekonomisine yükü gittikçe azalacaktır. Geri dönüşlerin uzun sürmesi gibi göç olaylarında göçmen şehri projesi barınma masraflarının düşmesine olanak sağlayacaktır.

Sosyal hayat:göç sosyal hayatı oldukça etkileyen bir olaydır. Gerek göç etmek zorunda kalan insanlar gerekse göç hareketlerine maruz kalan ülke insanları açısından sosyal hayata önemli ölçüde etki etmektedir. Göçmen şehrinde imkânlar dâhilinde insanlar belli ölçüde çalışma imkânı bulacaklar başkalarının yardımına daha az ihtiyaç duyacaklardır. Bu sebeple bu insanlar dilencilik yapmak, çeşitli örgütlerin amaçlarına alet olmak ve çocuklarının hayatını idame ettirmek için ölüm riskini göze almak gibi girişimlerde bulunmayacaklardır. Ayrıca bu şehirde kendi kültürlerini yaşamalarına sosyal kültürel faaliyetlerini gerçekleştirmelerine imkân bulacaklar ve bu durum bu insanların moral seviyesini yüksek tutacaktır. Ülke içerisine dağılmayan mülteciler ev sahibi ülkenin emek piyasasını, çevre düzenini ve sosyal hayatını etkilememiş olacaktır.

Bilimsel Çalışma: Göçmen şehri başarılı bir şekilde kurulmasıyla burada kendi kendine yeten bir çekirdek ekonomi oluşacaktır. İktisat teorisindeki diğer değişkenler sabit kalmak şartıyla varsayımı bu çekirdek ekonomide varsayım olmaktan çıkacaktır. Bu şehirde birçok faktör kontrol edilebilir yapıda olması sebebiyle bilimsel çalışmalar ekonomik çalışmalar daha anlamlı sonuçlar vermesine imkân tanıyacaktır.

Şehrin kurulması düzenin korunması ve faaliyetlerin sürdürülmesi oldukça maliyetli ve zor gözükse de ev sahibi ülke açısından bu düzen sağlandığı zaman ekonomi çarklarının dönmeye başlamasıyla maliyetler azalacak ve özellikle süreklilik sağlanacaktır. Ayrıca ülkemizde çadır kentte yapılan harcama miktarı, süreklilik ve başta güvenlik olmak üzere birçok soruna çözüm olması gibi faktörler göz önünde bulundurulduğunda oldukça avantajlı olacağı görülecektir.

Kaynakça

 

Başol, K. (1995). Demografi. Anadolu Matbaası.

Bayraktar, Z. (2014). Geleneğin Aktarımında ve Yaşatılmasında Göçmen Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü: İzmir Bosna Sancak Kültür ve Yardımlaşma Derneği Örneği. TÜRÜK Dil, Edebiyat ve Halkbilimi Araştırmaları Dergisi.

Buz, S. (2008). Türkiye Sığınma Sisteminin Sosyal Boyutu. . TBB Dergisi., 130.

Çavuşoğlu, H. (2006). Makedonya'dan Türkiye'ye 1952-67 'Kitlesel' Göçü ve Bursa'daki Göçmen Kesimi. . Karam Araştırma ve Yayıncılık.

Çolak, F. (2013). Bulgaristan Türklerinin Türkiye’ye Göç Hareketi (1950-1951). . Tarih Okulu Dergisi.

Danış, A. (2004). Yeni Göç Hareketleri ve Türkiye. Birikim Dergisi, 215-224.

Gitmez, A. (1983). Yurt Dışına İşci Göçü ve Geri Dönüşler Beklentiler... Gerçekleşenler. İstanbul: Alan Yayıncılık.

Güleç, Ç. (2015). Avrupa Birliği’nin Göç Politikaları ve Türkiye’ye Yansımaları. Tesam Akademi Dergisi.

Karataş, A. (2014). Toplumda Çevre Bilincinin Yaygınlaştırılmasında Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü: Türkiye Örneği. Turkish Studies. .

Lordoğlu, K. (2008). Türkiye Turizminde Göçmenler ve Çalışma Sorunları. Ulusal Çalışma İlişkileri Kongresi Bildiriler Kitabı.

 

 

*Mustafa ŞAHİN/ Adnan Menderes Üniversitesi Nazilli İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümü, Yüksek Lisans Öğrencisi,

**Yeni Fikir Stratejik Araştırmaları Derneği (Yeni Fikir SAM)’ın  T.C. İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı’nın  PRODES dahilinde Türkiye Kızılay Derneği Aydın Şube Başkanlığı ve Adnan Menderes Üniversitesi ortaklığında yapılan “Göçmen Sorununa Genç Bakış” İsimli yarışmada makale dalında İKİNCİ olan eser.

 

Etiketler:
YENİ FİKİR HABER
BAŞ YAZI / Mesut TUNA
Ulusalcıların Arakan çelişkisi…
YENİFİKİR HABER YAZARLARI
Mesut MEZKİT
Batı: Malazgirt’ten Bizans’ın intikamı alamayacak
Mehmet TURAN
Meral Akşener’in Yeni Parti Çalışmaları ve Aydın’daki Milliyetçi Taban…
Özkan ÖZKAYA
Brexit’ten sonra sırada Fraxit mi var?
Gönül ŞAHİN MEZKİT
Gönül İnsanı Olmak Zor
Davut TÜRKKAN
Türk Eğitim Sistemine Yeni Bir Yaklaşım
AKADEMİK MAKALELER / YENİFİKİR DERGİSİ
Ziraat Yük. Müh. Mesut MEZKİT
Bilgi Çağında Bilgisiz, İrfansız Ve Tefekkürsüz Bir Toplum İnşâ Etmek
Prof. Dr. Feyzullah EROĞLU
Göktürklerde Yönetim Düşüncesi
Yrd. Doç. Dr. İsa ÇELİK
Manisa Kentinde Tarihi Turizm
S.Faruk GÖNCÜOĞLU
Herkesin Bir Kapısı Vardır Ki, Bu Kapının da zili Çalınacaktır
Doç. Dr. Celaleddin SERİNKAN
DENİZLİ DERSHANECİLİK SEKTÖRÜNDE MİCHAEL PORTER’IN REKABET GÜÇLERİ ARAŞTIRMASI


Yeni fikir SAM
AYDIN AYDIN

Başa Dön