YENİ FİKİR HABER

Cumhur, Türkiye ve Aydın’da ne demek istedi?

03-07-2018

Cumhur, Türkiye ve Aydın’da ne demek istedi?

Cumhur, kararını verdi: Türkiye, 24 Haziran’da tarihinin en büyük zaferlerinden birini daha kazandı.
Hayırlı olsun…
Türk Milleti, Türkiye’de milletin bekasının teminatı olarak gördüğü Cumhur İttifakı’nı tasdikledi.
Aydın’da da: “Yürü, niye hâlâ oyunda oynaştasın. Aydın’ı fethedecek güçtesin” mesajını verdi.
***
Milletimiz, içte ve dıştaki saldırılara rağmen ferasetini gösterdi.
 İrfanını konuşturdu…
 Devletimizin 2023 ve 2071’e taşıyacak ufkuna olağanüstü bir destek verdi.
Birilerinin “dağdaki çobanla benim reyim eşit mi” diyerek milletin değerlerini küçümseyen…
Hor gören…
Tahammül edemeyen…
Yok sayan zihniyetine karşı…
Maşeri vicdan yine galebe çaldı…
Herkesi yanılttı…
Öyle bir denge kurdu ki…
İçteki ve dıştaki bir takım mahfiller feleğini şaşırdı…
Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’a tam yetki verdi…
“Sen bu milletin ve İslam âleminin liderisin” dedi.
“Bundan kuruluşun yok” dedi sayın Cumhurbaşkanımıza…
Ancak millet bunu, “milli birlik ve beraberliğe her daim destek veren ve bunu da menfaat beklemeksizin hayata geçiren Sayın Devlet Bahçeli ile birlikte yapacaksın” dedi.
Yani bu aziz millet Cumhur İttifakı’na verdiği destek ile dev adımların önünü açtı…
Ülke için ileriye gitme ve büyüme dışında bir ihtimal olmadığına işaret ederek birlikteliğe icbar etti.
Verdiği bu kararla, bin yıldır bu toprakları bize vatan kılan siyasi mirasımızı harekete geçirdi.
Verdiği bu kararla ilelebed bu topraklarda tarih yapacağımıza dair dünyaya meydan okudu.
 
Verdiği bu kararla korkmadığını…
 Tedirgin olmadığını…
Endişe etmediğini…
Aksine kararlılığını, cesaretini ortaya koyarak…
Büyük bir meydan okumayla  “kızılelmayı” gösterdi…
 
***
Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan, dâhili ve hârici, bölgeden ve dünyadan kendisine yönelen bütün saldırılara rağmen muvaffak oldu…
Herkes biliyor ki, Alman, İsrail, İngiliz, ABD medyasında yürütülen çirkeflikler ayyuka çıkmıştı.
Bunları sağır sultan bile duydu.
 Ama bütün dünya umutlarının tükendiğine yakînen şahitlik etti.
Tabi millet aklıyla…
Millet yakın ve uzak bütün açık ve örtülü operasyonları gördü.
Karşısında oluşan küresel cepheye, içeride inşa edilen ihanet eksenine karşı bir kez daha tarihe imza attı.
Milletimiz, Cumhur İttifkı’na destek vererek,  Cumhurbaşkanı’na karşı gönlündeki sevgisini daha da güçlendirdi.
 “ Başladığın projeleri tamamla” diyerek ona ruhsat verdi, gönül verdi, güç verdi. Yakın ve uzak ihanetlere, vefasızlıklara aldırmadan, yılmadan “Durmak Yok: Yola Devam” etmesini söyledi.
***
Ki bunda MHP’nin payı çok büyük…
Aman ha…!
Sakın ha..!
Unutulmamalı…
Vefa, lafta kalmamalı…
Ve bu ittifak, mutlaka ama mutlaka mahalli seçimlerde de sürdürülmelidir…
***
Yani,24 Haziran’da millet kazandı, ülke kazandı, “vatan-millet ekseni” kazandı.
 
***
 
Ancak, Türk Milleti Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi bir de mesaj verdi:
Ne demişti sayın Cumhurbaşkanı: “ Milletimizin verdiği mesajı aldık; anladık.”
Binaenaleyh, artık zafer sarhoşluğundan bir an evvel kurtulması gerekiyor Ak Parti’nin…
2019’a ne kaldı ki?
***
 
AYDIN ‘DA İKİNCİ ÖMER ÖZMEN DÖNEMİ
 
Aydın’da Ak Parti, 24 Haziran seçimlerinin galibi…
Parti teşkilatının başında kim varsa, başarıda onun payı büyük olur.
Dolayısıyla muvaffakiyette O’nun payı çok…
Herkese hakkını vermek, boynumuzun borcu olmalıdır…
Sayın Özmen’i tebrik etmek gerekir…
Aydın’a çok iyi bir ivme kazandırdı.
Rüzgâr tersine döndü…
Bunun adı:  İkinci Ömer Özmen Dönemi…
Teşkilata hâkim…
Organizasyon kabiliyetini artırmış…
 Artık Ak Parti Aydın’da kritik eşiği aşmış durumda…
“Biz bunu yaparız, Büyükşehir’i alırız” ruh halini fazlasıyla kendinde görmesine sebep olacak netice, ortada…
Yelkenlere rüzgârı almanın tam vakti…
Ancak halka inmenin yolu bürokrasiye hâkimiyetle mümkündür.
 O da, muktedir olamama görüntüsü veren, başka illerin milletvekillerinin delaletiyle Aydın’a tayin edilen il müdürlerinin önüne geçilmesi…
Aydın müdürlerinin atamasını, Aydın İl Teşkilatı yapmalı…
Bundan sonra sayın Mustafa Savaş’a çok büyük iş düşüyor.
Ankara’da sayın Savaş, Aydın’da Özmen…
İkili denge çok mühim…
Mustafa beyin sorumluluğu fazla…
Ankara’da Aydın’ın gözü kulağı…
Aydın İl Teşkilatı’nın taleplerini en üksek seviyeden karşılanması,  Aydın’a kısa ve uzun vadede çok şey kazandıracağını kendileri de çok iyi bilmektedirler.
Zannederim sayın Özmen bundan sonra “Aydın’ı ben yönetirim” diyecektir.
 Yoksa Aydın’ı bilmeyen il müdürleri kime hizmet edecek?
Elbette vatandaşa ama; Aydın İl Müdürünü Aydın teşkilatı yapmaz ise sorumlusu kim olacacak?
Aydınlı bunu, “davul sende, tokmak başkasında”  diye tabir eder.
Dolayısyla vekâletle Aydın idare edilmez.
Ver asaleti, al hizmeti devre hemen başlamalı.
Unutulmasın: Yerel seçimlere az bir zaman kaldı.
***
  
ÖMER ÖZMEN’İN SAĞ KOLU HAKKINDA DA BİRKAÇ SÖZ…

 

 
Tabi başarının arkasındaki Av. Ahmet Kürşat Uğur’u da unutmamak lazım..
Ömer beyin can simidi…
 Hakkını vermek gerekiyor…
Önü de açık..
İki yıl evvel  (21.01.2016) Ahmet bey ile alakalı bu köşe de şöyle bir yazı kaleme almıştık.
“Yeni Fikir SAM’ın  2016 yılının ilk Yuvarlak Masa Toplantısı’na iştirak ettik…
Ana tema: “7 Haziran’dan 1 Kasım’a Ne Değişti” üst başlığıyla tertiplen bir beyin fırtınası idi..
Konuşmacı ise tanıdık bir simâ…
Hukukçu…
Ama ondan öte politik kimliği ağır basıyor…
Bir dönem HAS Parti’nin Aydın İl Başkanlığı’nı yapmış bir isim…
Şimdilerde Başbakan Yardımcısı olan Prof. Dr. Numan Kurtulmuş beyin il başkanı idi, yani…
Ahmet Kürşat Uğur…
***
Ahmet bey politikaya aşina birisi…
Konu başlığını teferruatlıca analiz etmesinden anlaşılıyor…
Hem de sinir uçlarına dokunarak…
(…)
Üzüldüğüm şu…
Böylesi birinin Aydın‘a faydalı olacak bir yerde ol(a)maması…
Bizi alakadar etmez…
Ama yine de sor(a)madan edemiyoruz:
Ak Parti, Ahmet beyden neden faydalanmaz?
***
İyi ki faydalanmış…
 
***
MUHASEBE; AMA İSLÂMÎ DURUŞ İLE…
 
Aydın Ak Parti tabanı doğal olarak seviniyor…
En tabii hakkı…
Ama hiçbir kesimi ötelemeden (kastedilen FETÖ ve PKK tayfası değil) 24 Haziran seçim sonuçlarına soğukkanlılıkla bakması zaruridir…
Elbette muhafazakâr taban, Cumhur İttifakı içinde yer almalıydı…
Destek vermeliydi…
Çünkü bu seçim, “beka” meselesiydi…
Bununla ilgili bazı parti ve topluluk mensuplarının bir kısmı Cumhur İttifakı’nı desteklememeleri bize göre de doğru olmadı…
Ki bununla alakalı görüşlerimizi hem bu köşede hem de her ortamda açıkça dile getirdik… (http://www.sesgazetesi.com.tr/yazarlar/mehmet-turan/vakit-birlik-vakti-vakit-aydin-vakti/828)
Bu mesele tartışılmalı…
Fikirler açıkça beyan edilmeli…
Ancak tekfir derecesindeki eleştirler…
Tehditler…
Müslümanca bir duruş değildir.
Mekke Ruhu ile bağdaşmamaktadır.
Ve yine eleştirilen kesimlerin (en az yüzde 70’i) sayın Erdoğan’ı ve Cumhur İttifakı’nı desteklediği unutulmamalıdır…
Bahsi geçen partinin aldığı oy oranı ortada…
Ancak mensubiyet devam etmektedir.
En azından Cumhur İttifakı’na oy veren, ancak buralarla gönül bağı olanlar rencide edilmemelidir.
Tenkitler kul hakkı hududunda olmalıdır.
Tepkiler bu çerçevede dillendirilmelidir.
(Birileri bunu fırsata çevirip Ak Parti’yi dolayısıyla Cumhur İttifakı’nı güç duruma düşürdüğü akıllardan çıkarılmamalıdır. Israrla Leninist-Maocu Kızıl Komünist kesim cemaatleri hedef gösterip İslam’ı zedelemenin hatta yok etmenin peşinde oduklarını, gözden ırak etmemek lazım. Bunları zaten açıkça dile getiriyorlar. Şimdi, bir kısım cemaatler ve Milli Görüş çizgisinin stratejik hatalarını fırsat bilip hedef göstermeleri, esas itibariyle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı yalnızlaştırma planlarının bir parçasıdır.Bu tuzağı görmemiz gerekiyor. Bu mesele teferruatlıca ve akl-ı selim ile tahlil edilmelidir.)
Dolayısıyla sayın Cumhurbaşkanımızın “milletin verdiği mesajı anladık” ifadesini doğru okunması lazımdan da öte elzemdir…
Herkes önüne düşen saçlarına bakarak özeleştirisini yapacak…
“Ben kime hizmet ediyorum” diye…
Muhasebesini ona göre yapıp “değerler terazisine” koyacak…
Kaş yapalım derken göz çıkarmanın âlemi yok…
Gelmeyen oyları getirmenin yollarını aramaktan başka çare de yok…
Aksi, tenkide maruz kalan tarafın saflarını sıklaştırıp haklı olduklarını inandırmaktan başka bir işe yaramayacağı hakikattir.
Yeni Şafak’tan üstad Yusuf Kaplan beyin ısrarla vurguladığı şu husus çok önemli:
“İnsan yetiştirmeye odaklanan, cemiyeti koruyup kollayan cemaatler, güçlendirilmeli. FETÖ’yle diğer cemaatler birbirine karıştırılmamalı.
Ayrıca cemaatler kendilerini sıkı bir muhasebeye tabi tutmalı. Siyasete değil insan yetiştirmeye ve cemiyete odaklanmalı.
Dünya ölçeğinde Ehl-i Sünnet omurganın bayraktarlığını yapmalı, öncü ilim, fikir ve sanat adamları yetiştirecek kurumlar inşa etmeli” (Yusuf Kaplan: https://www.yenisafak.com / yazarlar/yusufkaplan/erdogana-20-oneri-2046261).
***
Özün özü:
Yangına benzin dökmeyelim.
Birilerinin ekmeğine ballı kaymak sürmeyelim.
Ancak İslami duruş ile de muhasebemizi yapalım.
Hem de hiç gecikmeden…
Yoksa fitne ateşi alır başını gider.
Ve bu ateş bütün inananları yakar.
***
Hülasa: Bin yıllık hesaplaşmada yeni bir dönem başladı.
 
Hayırlı olsun, kutlu olsun…
 
Etiketler:
YENİ FİKİR HABER
BAŞ YAZI / Mesut TUNA
İdareci mütevâzi olursa millî ve yerlidir
YENİFİKİR HABER YAZARLARI
Mesut MEZKİT
“Aydın’da Yaşamak Ayrıcalıktır” mı sayın Başkanım?
Mehmet M. TURAN
Parçalanmış İslam Dünyası’ndan bî cacık olmaz!
Gönül ŞAHİN MEZKİT
Gönül İnsanı Olmak Zor
Davut TÜRKKAN
Türk Eğitim Sistemine Yeni Bir Yaklaşım
AKADEMİK MAKALELER / YENİFİKİR DERGİSİ
Ziraat Yük. Müh. Mesut MEZKİT
Bilgi Çağında Bilgisiz, İrfansız Ve Tefekkürsüz Bir Toplum İnşâ Etmek
Prof. Dr. Feyzullah EROĞLU
Göktürklerde Yönetim Düşüncesi
Yrd. Doç. Dr. İsa ÇELİK
Manisa Kentinde Tarihi Turizm
S.Faruk GÖNCÜOĞLU
Herkesin Bir Kapısı Vardır Ki, Bu Kapının da zili Çalınacaktır
Prof. Dr. Celaleddin SERİNKAN
DENİZLİ DERSHANECİLİK SEKTÖRÜNDE MİCHAEL PORTER’IN REKABET GÜÇLERİ ARAŞTIRMASI


Yeni fikir SAM
AYDIN AYDIN

Başa Dön