YENİ FİKİR HABER

Yeni Türkiye'nin Gelecek Ufku: Muhafazakâr Değişim(2)

07-12-2014

Değişime arzulu milletlerin şuur altında var olan; dönüşüm mü değişim mi dilemması (ikilemi) içerinde zihni bulanıklığın varlığı da tekâmülün önündeki engel gibi görünür. 

Değişime arzulu milletlerin şuur altında var olan; dönüşüm mü değişim mi dilemması (ikilemi) içerinde zihni bulanıklığın varlığı da tekâmülün önündeki engel gibi görünür. Değişmenin, ilerlemenin şartı olduğunu düşünmekle birlikte, bu esnada dönüşüme matuf toplum mühendisliğinin mevcudiyeti naif cemiyetleri, kabuğunu kırmakta tereddüt geçirmeye zorlamaktadır. Tahavvülün neticesindeki gelişmeler, bir topluluğun aslından başka mecralara sürüklenmesine sebep olduğu bilindiğinden dolayı, tecdit hareketlerinin dirençle  yüzyüze kalmasına yol açıyor. İnanç birliği ile bütünlüğünü muhafaza eden, kavmiyet ile sentezi yapılan; ama altında çapanoğlu aranmasına bahane teşkil edecek gelişmelere zemin hazırlayan  amillerin meydanda cirit atması, hamle yapacak cemiyetin kafasını dışarıya çıkarıp  tabii bir refleksle geri çeken bir civcivin halini andırmaktadır. Güvensizlik duygusu had safhadadır. İtimat telkin edici bilgi ve bundan meydana gelen fiillerin olmaması veya toplumun tabii seyrine muhalif ifadelerin hakimiyeti “acaba”ları tezahür ettirmektedir. Böyle toplumlar, mukaddesatına bağlıdırlar. Kuvvetli bir rabıta ile bağlandıkları kutsî kıymetlerine halel geleceği fikriyle hareket etmektedirler. Bunda da haklı oldukları; yapılan “değerlerinden arındırma” politikalardan bellidir. Zira değişim adına teşebbüste bulunulan her fikrî akım ve bunun neticesinde cereyanın işbaşında fiiliyata dökülmesi; inandığı değerlere “saldırı” var hükmünü verdirmektedir. Asırlardır hemhal olduğu, müşterek buluşma zemini kabul ettikleri, “ırkî” farklılıkları ayrışmaya temel teşkil etmediği “inanç” birliğinin zedelendiğini düşündüren masabaşı mühendisliği, cemiyetin mutabakatsız kalmasına sebebebiyet verir. Mutabakat kültürünün mevcut olmamasının tesisi; halk hareketlerinin direnmesine, muhafaza duygusuna meşruiyet kazandırmıştır. Geçici bir fetret devrin yaşanması, dâhili ve hârici toplum mühendisliğinin had safhada olması, inancı muhafaza uğruna; sapmalara vasat hazırlamıştır.

   Muhafazakâr Değişim’de asıl olan ise, değerlere sahip çıkarak gelişmedir. Mevcut hataları tasfiye, ama yerine ikâme edilecek yeni “şey”lerin cemiyetin geleneğine, inancına düşman olmayan, uzak durmayan yeniliklerden teşekkül etmelidir. Tahrifata uğramış, tekâmüle mani çürük değersiz kıymetlerin tecdidi (yenilenme) verimli neticelere imkân verecektir. Topluma, asrın gelişmelerinden; bu gelişmenin değişme ile mümkün olabileceğinden, değişmenin dünyalık getirisinin muşahhas verilerini sunarak yapılan teşebbüs, müspet sonuçlar vereceği muhakaktır. Karşı karşıya kaldığı veya kalacağı; şırınga edilecek doktriner nassların (dogmaların) olamayacağını yenileşme çabasındaki cemiyete (millete) izah edilmelidir. Tepeden inme fikri zorlamaların cemiyette akis bulması zor olacağından, hatta ters tepeceğinden ortak değerlerine vurgu yapılmalıdır. Seçilenlerin nazarisyenleri, toplumu yönlendirme mevkiindekilerin ve tabiki idarecilerin âfâkilikten uzak durmaları, ayakları yere basarak iş yapmaları ehemmiyet arz etmektedir. Esas meselenin bam teli, tarihî geçmişi olan bir milletin -ki burada arz edilmek istenen milletin Müslüman-Türk milleti olduğu izahtan varestedir- Sahih Gelenek’e bağlılığı da aşikârdır. Sahih Gelenek’i (Sahih Gelenek’i başka bir makale konusu edeceğiz) tesis etmiş bir milletin  yeniliklere karşı hissiyatsız olması düşünülemez. Buna karşılık gelecek, kendine münhasır fakat alemşümûl umdeleri yeni bir bakış açısıyla millete kazandırması tabiidir. Asriliğin (modernlik) müspetesiyle kendi kültüründen, inancından, tarihinden; velhâsılı bütün bunların bileşkesinden müteşekklil kutsi kıymetleri; suiistimale mahal bırakmayacak şekilde milletin bünyesine meczetmesini bilir. Ancak, maalesef bu noktada, belki de iyi niyetli çalışmaların mahsulü olarak; Sahih Gelenek’in asliyetinden tavizler verdirerek veya vererek bilmediği deryalara dalan bazı fikir sahipleri olmuştur ve halende olmakta; görünen o ki olmaya da devam edecek. Bundan sonraki tefekkür deryasında bunlara temas edeceğiz.

Etiketler: Yeni Türkiye'nin Gelecek Ufku, Muhafazakâr Değişim,Mesut Mezkit
YENİ FİKİR HABER
YENİFİKİR HABER YAZARLARI
Mesut MEZKİT
Tekâmüldeki Değişim
Mehmet M. TURAN
Türkçülük, ne kadar millî?
Gönül ŞAHİN MEZKİT
Gönül İnsanı Olmak Zor
Davut TÜRKKAN
Türk Eğitim Sistemine Yeni Bir Yaklaşım
Süleyman TUNA
Mahalli basın güçlü ise siz de güçlüsünüz
AKADEMİK MAKALELER / YENİFİKİR DERGİSİ
Yrd. Doç. Dr. İsa ÇELİK
Manisa Kentinde Tarihi Turizm
S.Faruk GÖNCÜOĞLU
Herkesin Bir Kapısı Vardır Ki, Bu Kapının da zili Çalınacaktır


Yeni fikir SAM
AYDIN AYDIN

Başa Dön